Anneler Gününde…

Mayıs Ayının ikici pazarında, tüm dünyada olduğu gibi Ülkemizde de Anneler günü kutlanacak. Tüketim toplumunun, tüketimi arttırma amacıyla ortaya koyduğu,  burjuva kültürünün yarattığı bir gün savlarına karşın anneler gününü ben şahsen önemsiyor ve kutlanmasından da büyük mutluluk duyuyorum.  Gebe olma ve çocuk doğurma isteği ile yola çıkılan annelik, kadın yaşamını riske sokan önemli bir ayrıcalıklardan biridir.  Eğer gebe kalıyorsan, ölüm başta olmak üzere, birçok risk ve tehlike seni bekliyor demektir.

Gebelik, Doğum ve Doğum sonrası 42 günlük süreçte çıkabilen sorunlar nedeniyle dünyada yılda yaklaşık bir milyon anne ölüyor, 8 milyon kadın da yaşamı boyunca çeşitli sağlık sorunları nedeniyle acı çekiyor. Ne adına? Neslini devam ettirme, anne olabilme ve çocuk sahibi olabilme adına bu tehlikeleri göze alıyor.

Bu yıl itibarıyla; Dünyada 250 milyon, ülkemizde 2 milyon kadın gebeliğe, doğuma bağlı riskleri göze almış durumda. Özellikle geri kalmış ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, kadınlarımız, önlenebilecek anne ölümleri ve kadın hastalıkları nedeniyle acı çekmektedir.  İngiltere’de 100 bin canlı doğumda anne ölüm sayısı 11 dolaylarında iken, Afganistan, Pakistan ve Uganda gibi ülkelerde 1000 dolaylarında olmaktadır. Tam 100 katı fark var.

Ülkelerin sağlıktan sorumlu kurum ve kuruluşlar yanında dernek, vakıf gibi sivil toplum örgütleri de (STÖ) bu konuda daha çok kaynak, daha çok ilgi göstererek yukarda söz edilen rakamları aşağılara çekmelidir, çekmeliyiz. Ülkemiz yüz bin canlı doğumda 50 ila 100 arasında değişen anne ölümü ve çok sayıdaki sakatlıklara neden olan bu sorunların çözümüne daha çok eğilmeli ve kaynak ayırmalıdır. Çünkü her yıl dünyada bir- bir buçuk milyon çocuk annesiz kalmakta ve annesiz büyümektedir.  İşte annesiz kalan, anne sevgisini yaşayamamış binlerce çocuğu göz önüne alarak, annesine sarılabilenlerin anneler gününü içtenlikle kutluyor, dünyada ve ülkemizde daha çok çocuğun daha çok ananeler gününü kutlamalarını diliyorum.

Tüp Bebek Tedavisinin Ülkemizde başlatıldığının 20. Yıl anısına geçtiğimiz Nisan Ayında Çeşme’de geniş katılımlı bilimsel bir toplantı yapıldı. Ayrıca Mart ayında yine kadın sağlığını yakından ilgilendirilen Jinekolojik Endoskopi kursu İzmir AKM’de başarıyla tamamlandı.  Bilimsel etkinlik açısından başarılı geçen 2008 bahar aylarında, biz İrenbe ailesi de, Kadın Sağlığı alanında hizmete başlayışımızın yirmi beşinci, Tüp Bebek Tedavisinde de 10. yılımızı kutluyoruz. Ayrıca Mayıs ayının 11’inde, Anneler Günde,  7. İrenbe Çocuk Şenliğini Kutlayacağız. Sizleri de aramızda görmekten büyük sevinç duyarız.

Dergimizin 20. Sayısında Kadın Sağlığı, İnfertilite, Tüp Bebek, Gebelik ve Doğum ile ilgili; Dr Dilek Aslan’ın “Embriyo Transferi: nasıl? Ne zaman?”, Dr Bülent Uran’ın “Vajinismus tedavisinde Hipnozla Tedavi Teknikleri”, ile Dr Aral Özbal’ın “Suda Doğum”  gibi  güzel yazıların yanında Çocuk Sağlığı, Alternatif Tıp, Ağız Sağlığı alanlarında da ilginç konular yer almaktadır. Ayrıca Serbest Köşede Prof Dr Şadan Gökovalı’nın “Bölgedeşimiz Sanat”, Doç Dr Güven Aslan’ın “İnternet ve Hekimlik”, Esen Fatma Kabadayı’nın “Çöp Demek Ne Demek?” konularınıda severek okuyacağınızı düşünüyorum.

Kadın Sağlığı alanındaki katkılarının yanında, bizlerin de yetişmesinde önemli katkıları olan ve mesleğimizin Duayenlerinden, Hocamız Prof Dr Kazım Erkuş ile yapılan hoş bir sohbeti de zevkle okuyabilirsiniz.

Yeni sayılarda buluşmak dileğiyle…..

Prof Dr Nurettin Demir

Mayıs 2008, İrenbe Dergi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.