ANA SAYFA
HAKKIMDA
HABERLER
BASIN AÇIKLAMALARI
FAALİYETLER
YASAMA FAALİYETLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
MOBİL
ANA SAYFA  / Basın Açıklamaları

CHP Sağlık komisyonu Üyesi Hekim Milletvekillerinden Tıp Bayramı Açıklaması


CHP Sağlık komisyonu Üyesi Hekim Milletvekillerinden Tıp Bayramı Açıklaması

CHP Sağlık Komisyonu hekim milletvekilleri Prof. Dr. Nurettin Demir, Dr. Niyazi Nefi Kara, Dr. Murat Emir, Dr. Ali Şeker, Dr. Çetin Arık ve Ecz. Erkan Aydın, Dr. Ceyhun İrgil ve TBMM Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Tur Yıldız Biçer’in yaptığı ortak açıklama şu şekildedir:

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       

CHP SAĞLIK KOMİSYONU ÜYESİ HEKİM MİLLETVEKİLLERDEN TIP BAYRAMI AÇIKLAMASI:

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI İLE İLGİLİ HÜKÜMETİN VERDİĞİ SÖZLERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ.”

13 Mart 2016 Pazar günü Ankara’nın göbeği olan Güvenpark'ta yaşanan terör saldırısını nefretle kınıyoruz.Yaşamını yitiren 37 yurttaşımıza Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ülkemizin başı sağ olsun. Amerikan vatandaşlarının korunması için Hükümetimiz ABD'ye açık bilgi verirken, kendi vatandaşını bilgilendirmeyen, hatta bu bilgileri sansürleyen Hükümetin sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Tüm istihbari bilgilere rağmen göz göre göre bu son terör olayını dahi önleyememiş olmayan bir hükümet tarafından yönetiliyor olmanın utancını yaşıyoruz. Halkın can güvenliğini koruma konusunda yetersiz ve isteksiz olduğu her yeni katliamda bir kez daha ispatlanan MİT Müsteşarı ve İçişleri Bakanı ile bu durumu yine ve yeniden seyreden Hükümet derhal istifa etmelidir.

Böylesi bir ortamda, yaşadığımız derin acıları unutmadan ülkemizi daha huzurlu bir ülke haline getirmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün de söylediği gibi 'Yurtta Barış, Dünyada Barış'  hedefine ulaşmak için her türlü çabayı göstermekten hiçbir zaman geri durmayacağız.

Bunun yanında Sağlık alanında ve sağlık çalışanları nezdinde her geçen gün yükselerek artan sorunlar için hem TBMM’de hem de hükümet nezdinde sorunların çözümü için önerilerimizi geliştirmeye ve girişimlerimizi yapmaya devam edeceğiz.

Ülkemizde çağdaş tıp eğitiminin temelleri yüz seksen dokuz yıl önce atıldı. Savaşlar geçirip, yeni bir ülkenin inşasına, yeni bir toplum anlayışının geliştirilmesine tanıklık ettik. Modern Türkiye’nin kurulmasında her alanda en önde çalıştık, var olduk. Var olmaya da devam edeceğiz.

Siyasi değişimlerle paralel sağlık alanındaki pek çok farklı dalgalanmalara şahit olduk. Her şeye rağmen dünya üzerinde dönem itibariyle sıtmayı, veremi, cüzzamı, çocuk felcini bitiren bir sağlık ordusuna sahip olmakla övünmek, gurur duymak en tabi hakkımız. Bugün dünyada ön sıralarda olan Türk Tıp’ının geldiği noktanın en büyük mimarları hekimler ve sağlık çalışanlarıdır.

Türk Tıp’ının bu başarısında emeği olan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tüm başarıları yanında madalyonun öteki yüzüne bakıldığında, 14 yıllık AKP hükümetlerinin sağlık politikaları sağlık sistemini büyük bir erozyona uğratmıştır. AKP’nin hastalık üreten sağlık politikaları nedeniyle hekime başvuru sayısı 2002 yılından bu yana 3-4 kat artmıştır. Benzer bir şekilde artan ameliyat sayıları da sağlıkta performans sisteminin hastaları ve sağlık çalışanlarını getirdiği noktanın sonucudur. Anayasal bir hak olarak ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti sunumundan uzaklaşılması, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması sonucunu doğurmuştur. Vatandaş en az yüzde 20’ye varan oranlarda sağlık harcamasını cebinden yapmak zorunda bırakılmaktadır.

İnsanlar neden bu kadar çok hastalanıyor?

Hastanelere başvurular neden bu kadar çok?

İlaç kullanımındaki artışın nedeni ne?

Bu soruları sormak ve bu sorunlara çözüm aramak biz hekim siyasetçilerin en önemli görevlerinden biridir. Sistemin yarattığı hastalıklar gün gibi ortadadır.

Bununla birlikte sağlık çalışanlarının her gün artarak devam eden sorunlarını görmekte ve yaşamaktayız. Bu sorunların seslendirilmesi, hatırlatılması bu sorunların önlenebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Aynı derecede önemli olan sorunların çözümüne yönelik adım atmak kadar, nihayete erdirmek ve sonuç almaktır.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sarmalı, her geçen gün artmaktadır. Toplumun diğer alanlarında olduğu gibi sağlıkta da artan şiddetin nedenlerinin ortaya konmasının önemli olduğu kadar, sağlık politikalarının olumsuz etkileri de göz ardı edilmemelidir.  Bugün sağlık çalışanlarına yönelik baskı ve mobbing ortamı ile birlikte tamamı ile siyasi saiklerle yürütülen soruşturmalar Cumhuriyet tarihinin en büyük rakamlarına ulaşmıştır. Öyle ki açılan soruşturma sayısı neredeyse artan hasta sayısı ile yarışmaktadır. Tüm bunların yanına geçim sıkıntıları da eklendiğinde huzurlu bir çalışma ortamı beklemek hayale dönüşmektedir.

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Başbakan ve Sağlık Bakanı sağlık çalışanlarına yönelik birtakım düzenlemeler getirileceğinden bahsetmiştir. Sağlık çalışanlarını hakaret ve tehdit edenlerin tutuklanacağını, hekim ve uzman hekim emekli aylıklarının ve çalışma süresinin arttırılabileceğini, yıpranma payının ise kısmen verileceğine yönelik açıklamalarda bulunmuşlardır. Yapılan açıklamalar yetersiz olsa da önemlidir. Bu adımın sağlık çalışanlarının sorunlarına bir nebze de olsa merhem olmasını umuyoruz.

Meclis’te başta biz hekim milletvekilleri, muhalefetin ve sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin, devamlı surette dile getirdiği sorunlara eğilen Sağlık Bakanı ve hükümetin bu konuda atacağını belirttiği adımları önemsiyor ve bu adımların takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.

 Bundan sonra da yaşanan sorunları dile getirmeye ve üzerimize düşen uyarıları yapmaya devam edeceğiz. Sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir olması kadar, sonucunu da önemsiyoruz. Sağlık Bakanı’nın da bir hekim olarak insanların tedavi olmadan hastanelerden ayrılmasından hoşnut olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle eksiklerin tamamlanmasını, yanlış uygulamalardan vazgeçilmesini istiyoruz.

Sağlık çalışanlarının mutlu olmadığı bir sistemde, hastaların mutlu olmasından bahsedilemez. Doktor, tıp fakülteleri ve sağlık sistemi hasta olursa, hastalara bakacak kimse bulunmaz.

Türkiye’nin her yerinde sağlık hizmeti vermeye devam eden, ‘önce insan’ diyen, vicdanları ile hareket eden, mesleki yeminlerini bir an olsun unutmayan tüm sağlık emekçilerimizi en içten duygularımızla selamlıyoruz. Artık terör olaylarının yaşanmadığı, huzur ve barışın hüküm süreceği koşulların sağlanmasını istediğimiz ülkemizde 14 Mart Tıp Bayramı’nın gerçekten bayram gibi kutlanacağı günler dileğiyle saygılarımızı sunuyoruz.

 

 
Haber : Haber Merkezi
Bu Haber 382 defa okundu
 Paylaş
 
Anahtar Kelimeler :

İlgili Haber
“Muğla’yı Ortak Akılla Yönetelim, Birlik İçinde Büyütelim” sloganıyla Muğla CHP il ..
Muğla Milletvekili Prof.Dr. Nurettin Demir : Muğla , Marmaris, Dalaman ..
CHP Sağlık Komisyonu hükümetin uygulama ve söylemleriyle toplumsal şiddeti arttırdığını, sağlık ..
İzmir Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi görüntüleme ünitesi özelleştirmek isteniyor. ..
“Olağanüstü Hal Kanununa dayandırılarak Kanun Hükmünde Kararnameler” ile Askeri Okulların Kapatılması”
CHP Sağlık Sistemi, Hastaneler ile Hasta ve Engelli Haklarını İzleme ve ..
Demir Kültür ve Turizm Bakanına “Sayın Bakan Turizmin helalini haramını bilmem ..
CHP Sağlık Sistemi, Hastaneler ile Hasta ve Engelli Haklarını İnceleme ve ..
@nurettin_demir
Foto Galeri
CHP Muğla Milletvekili Demir: “Hükümeti Kurdurmayanlardan Hesabı Bu Millet Soracak”
İzlenme : 3487
Demir: “Ülkemize Barış ve Huzur Önce Türkiye Diyenlerle Gelecek”
İzlenme : 3165
“Turizmimiz Yeniden Gözde Sektör Olacak”
İzlenme : 3150
CHP Muğla Milletvekili Demir: “Önce Türkiye Diyerek CHPde Birleşen Tüm Hemşerilerimi Yürekten Kutlu
İzlenme : 2923
Çok Okunanlar
BUGÜN BU HAFTA BU AY

 

 

 

  • Adres : Muğla Sıtkı Koçman Ünv. Tıp Fakultesi Dekanlığı Kat 1/108
    Telefon : +90 (252) 211 10 00  
    Faks : +90 (252) 211 13 45
  • E-Posta : nurettindemir@mu.edu.tr

Copyright ©  nurettindemir.com