ANA SAYFA
HAKKIMDA
HABERLER
BASIN AÇIKLAMALARI
FAALİYETLER
YASAMA FAALİYETLERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
MOBİL
ANA SAYFA  / Faaliyetler

CHP Sağlık Komisyonu Heyeti Diyarbakır Raporu 2


CHP Sağlık Komisyonu Heyeti Diyarbakır Raporu 2

CHP Sağlık Komisyonu Heyeti Diyarbakır'da yaptığı incelemeleri raporlaştırarak basına kamu oyu ile paylaştı.

Arkadaşına Gönder Yazı boyutunu büyütmek için       

7.      Diyarbakır Sur Gazi Caddesi Ziyareti:

Diyarbakır’da ticaretin en canlı olduğu noktalardan biri olan Gazi Caddesi’nde esnafları ziyaret eden heyetimiz; yaptığı görüşmelerde sokağa çıkma yasağı nedeniyle olumsuz etkilenen esnaf ve vatandaşlardan şu görüşleri almıştır.

·         Ticaret ve hayat durmuş durumda. Bu çatışma ortamında bankalar dahi kapalı. Vatandaşlar eczanelere gidemiyor. Sur esnafın iş yerlerini kapattığı bir yere dönüştüğü. Bu durumun bir an önce aşılması gerekiyor. İş yerlerimizi açamayınca borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kepenkler uzun süredir kapalı. Vergiler, krediler ve çekler, dükkan kiraları ödenmiyor. Devletin desteği ise yok denilecek kadar az.

·         Esnaf ziyaretleri esnasında girilen bir dükkan sahibi Sur içinde zor koşullarda hayatta kalmaya çalıştıklarını, örnek olarak yaklaşık altı yaşındaki kızının şeker hastası olduğunu, şekerinin altıyüze çıksa bile korkularından hastaneye gidemediklerini söyledi. Ama her şeye rağmen bölgeyi ziyaret için CHP’nin bir heyet göndermesi çok sevindirici. Bölgede görülen tek eczane yasaklardan dolayı kapalıydı. İki haftadır açabildi. Ama herkesin can güvenliği tehlikede. Boşuna açıldı.

·         Çatışma halinin sürekliliği nedeniyle birçok insan eşyalarını dahi almadan bölgelerini terk etmek zorunda kaldı. Çocuklar okula kayıt yaptırmalarına rağmen okula gidememektedir.

·         İnsanların ölmemesi için CHP bu süreçte etkin rol oynaması gerekir.

 

8.      Sivil Toplum Kuruluşlarına Yapılan Ziyaretler:

Heyetimizin sağlık alanında çalışmalar yürüten STK’lar ile yaptığı görüşmelerde elde ettiği bilgiler şu şekildedir.

·         58 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilen süreçte hekimlerin hastalara müdahale etmesi engellendi. Yasağın kaldırıldığı dönemlerde gittiğimiz bölgelerde barınma ve besleme gibi temel hakların engellendiği görülmüştür.  19 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği belirlenmiş, 20.000 kişinin göç ettiği, 2000 iş yerinin kapandığı ve 10.000 kişinin işsiz kaldığı belirlenmiştir.

·         Kronik hastalığı olan, diyalize gitmek zorunda olan, gebelerin söz konusu süreçte neler yaşadığı tespit edilemiyor. Yaralıların olduğu ve bunların Sur dışına çıkarılamadığı bildiriliyor.

·         Bölgede, 2014 yılında yapılan son nüfus sayımına göre 1.5 milyon kişi sokağa çıkma yasağından etkilendi.

·         3 Aile Sağlık Merkezi kapalı durumda. 40 gündür koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında aşılar dahi yapılamamaktadır. Post travmatik stres belirtileri sıkça görülmektedir. 7 yaşındaki çocuk oyun oynadığı parkta duvara tank resmi çizmektedir.

·         Bölgede faaliyet gösteren Özel Hareket Polisi sayısı 3000’den 19.000’e çıkartılmış, ülkenin farklı şehirlerinden Özel Hareket Polisleri bölgeye yönlendirilmiştir. Özel Harekat Polislerine, hayatlarını kaybetseler dahi basına yansımayacağının şart olduğu sözleşmelerin imzalatıldığı konuşulmaktadır.

·         Diyarbakır Sur’da 4 Aile Sağlığı Merkezi’nden 2’sinin kapatılarak karakola dönüştürüleceği, buralarda çalışan 20 aile hekiminin işsiz kalacağı iddia ediliyor.

·         Çatışma olan bölgelerde hastanelerden ambulanslar çıkmasına rağmen sivilleri almak için bölgeye giden ambulansların girişleri güvenlik görevlileri tarafından engelleniyor. Bu yüzden 112 Ambulansları’nın sadece polisler ve askerler için bölgede hizmet verdiği iddia ediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği hiçbir sağlık çalışanı olmamasına rağmen gönüllü olarak 5 sağlık çalışanı bölgede hizmet vermeye devam ediyor.

·         Ameliyathane ve yoğun bakıma güvenlik güçleri tarafından zorla girilerek hastaların sağlık hizmetlerinden yararlanması engelleniyor.

·         Valilik kararıyla hastaneler ikiye bölündü. Güvenlik güçleri için Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, siviller içinse Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık hizmeti veriyor. Böyle bir ayrıma gidilmesi hükümetin dile getirdiği (3. Basamak Sağlık Kuruluşları) “üniversite hastanelerini halka açtık” söylemini boşa çıkarmaktadır.

·         Gözaltına alınanlara darp raporu verilmemesi konusunda hekimlere ciddi baskı yapılıyor. Sağlık çalışanları, güvenlik güçlerinin ciddi boyutlara varan hakaretler ettiğini, “Bu ülkede milletvekili bile teröristlik yapıyor siz mi yapmayacaksınız!” diyerek kendilerine küfür ettiklerini dile getiriyorlar.

·         Silvan’da Aile Sağlığı Merkezi taranarak kullanılamaz hale getirildi. Şans eseri o esnada kimse içeride olmadığı için can kaybı yaşanmadı.

·         Sağlık çalışanları ciddi anlamda baskı altında. Evleri basılıyor, emniyete götürülerek teşhir ediliyorlar.

·         İnsanlar hastaneye başvurmaya korkar hale getirildi.

·         Dicle Üniversitesi’nin karargâh olarak kullanıldığını, sağlık çalışanlarına ait özel alanlara bile izinsiz girildiğini özellikle acilde çalışanların çok zor koşullarda hizmet vermeye çalıştığını iddia ettiler.

·         Sokağa çıkma yasaklarının başladığı günden bu yana 5 ay içerisinde bölgede 29 kadın, 32 çocuk, altmış yaş üstü 24 insan olmak üzere toplamda 162 sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

·         Diyarbakır Sur’da 5 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş olup, bunlardan en uzun 9 gün sürmüş 2’si çocuk olmak üzere 6 sivilin yaşamını kaybettiğini iddia ettiler.

·         Çatışma ve sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerlerde sağlık hizmetlerinin verilen yerlere çatışma alanlarından isabetlerin olduğu söylenerek, hatta bazen direk hasar verme amaçlı ateş edildiği iddia edilmektedir.

 

9.      Diyarbakır Barosu, Muhtarlar ve İş Adamları Temsilcileri Görüşmesi:

 

·         Siyasi etkileri açısından kamuoyunda derin izler bırakan Tahir Elçi’nin ölümünün soruşturmasının hala sonlandırılmaması ve faillerinin bulunamaması toplumda derin yaralara yol açtığı baro yetkilileri tarafından belirtilmektedir.

·         Özellikle 7 Haziran sonrasında bölgede ciddi bir baskı var. AKP İktidarı ülkemizin uluslararası ve ülke içindeki çatışmaları büyütecek olan söylemlerde bulunuyor.

·         AKP İktidarının Sur üzerinde yürüttüğü politikası gelecek açısından sadece nefret tohumu ekiyor. 5 yaşındaki çocuklar bile “kiminle kardeş olacağız” diyor.

·         Muhtarlardan biri: “ 100 kişi bana gelerek sokağa çıkma yasakları nedeniyle göç etmek zorunda kaldıklarını, aç ve sefil olduklarını söyleyip sitemde bulundular” dedi. Ayrıca “Sizler 80 ilde insanları barışa destek vermek için sokağa dökün, kardeşiz, o zaman kardeşlik daha da sağlamlaşır dedim diye muhtar olmama rağmen terörist ilan ettiler. Medya gerçekleri gizliyor, AKP Milletvekilleri bu ortamda dahi ihale peşindeler.”

·         Sokağa çıkma yasağı olan mahallelerden birinin muhtarı: “40 gündür elektrikler kesik. Su ve ekmek sıkıntısı yaşanıyor. Evlerimize gidip gelemiyoruz. Ben muhtarım. Cumhurbaşkanı ben halkın muhtarıyım diyor hepsi onun elinde. Altı mahalle fiilen yasak kapsamında. Okul, sağlık ocağı ve hastanelere gidemiyoruz.”

·         Diyarbakırlı İşadamları temsilcilerinden biri: “Bölgede 46 kadın hayatını kaybetti. Cenazelerin büyük bir kısmın teslim edilmedi. Bu coğrafyada beraber yaşamak istiyorsak geri dönülmez yolda değiliz. CHP’nin bizlere sahip çıkmasını bekliyoruz. Madem kardeşsek, beraber yaşayacaksak bu ülke hepimizin. Bu gemi batarsa hiçbirimiz yaşayamayız. Çatışma ortamı olmasa sadece benim bugünkü hedefim 5-6 bin kişiyi çalışır duruma getirmekti. Ama ne yazık ki 1000-1200 kişi ancak çalıştırabiliyor, ekmek verebiliyorum. Silahlar sussa bile duygusal kırılmalar ve kopmalar derinleşiyor. En tehlikelisi de bu. TBMM ve CHP daha çok çaba göstermeli. AKP’li vekillerden daha yürekli ve vicdanlı çıkışlar bekliyoruz.”

SONUÇ/İZLENİMLER

 

·         CHP Sağlık Komisyonu olarak bölgeye yaptığımız ziyarette yaşanan sıkıntıları bir çok taraftan dinledik. Ziyaret ettiğimiz, dinlediğimiz tarafların görüşlerini yukarıda anlattık.

·         Sokağa çıkma yasağı nedeniyle yasaklı bölgelere giremedik. Hemen her sokak başında, yasak olmayan bölgelerde trafik akışında bol miktarda güvenlik güçlerine ait akrep ve benzeri zırhlı araçların dolaştığını gözlemledik.

·         Ziyaretlerimizi, birçok noktada kan ve barut kokuları ve çatışma sesleri altında gerçekleştirdik. Çektiğimiz videolarda sesimizi bastıran yoğun bir uğultu sesinin hakim olduğunu gördük.

·         Dinlediğimiz tüm Diyarbakırlılar’dan aldığımız en belirgin görüş “Barış istiyoruz. Bunun için CHP devreye girsin” oldu.

·         Bölge halkı yaşananlar neticesinde ağır bir travma yaşıyor. Devlet kurumları, tensilcileri ve halk arasında ciddi bir güven bunalımı sorunu var.

·         Bir mahalle muhtarı düşüncelerini “41 gündür yaşanan çatışmalar ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle 5 yaşından 70 yaşına kadar herkes nefret kusuyor. Herkes kiminle kardeş olacağız diyor” diyerek anlatıyor. 

·         Ziyaretimizin asıl konusu olan sağlık hizmetleri çeşitli sıkıntılarla yürüyor. Bölgede görev yapan tüm sağlık emekçileri, ayrım gözetmeksizin görevlerinin sorumluluğunda, ateş altında, zor koşullar altında büyük bir özveriyle çalışmakta. Bu noktada bölgede bulunan sağlık hizmetlerinin aksamaması ve ihtiyaç duyan herkesin sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için çeşitli önlemlerin alınması gerekmektedir.

·         Çatışmalarda sonrası bırakılan mühimmat artıklarının çocuklar için tehlike oluşturduğu, yaşanan kazalarda biri ağır olmak üzere 2 çocuğun yaralı olarak hastanede yatmakta olduğu biliniyor.

·         Kalp krizi geçiren bir hastaya ambulansın güvenlik nedeniyle bölgeye girememesi neticesinde, hastanın hayatını kaybettiği belirtildi.

·         Sık sık yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle suni kalp makinası taşıyan bir hastanın her an ölümle burun buruna kaldığı belirtildi.

·         Ambulanslar güvenlik güçlerinin müsaade ettiği noktaya kadar girebilmekte. Acil çağrı yapılan noktalara ulaşılamıyor, bu da hastaya ulaşımı engelliyor.

·         Tip1 diyabet hastası 6-7 yaşındaki bir kız çocuğu sürekli kullanmak zorunda olduğu insüline ulaşamadığı için 600 gr/dl şeker değeriyle şeker koması riski altında yaşamını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Buna benzer çok sayıda olay anlatılmaktadır.

·         Aile Sağlığı Merkezlerinin tehdit altında hizmet veremeyecek hale getirilmesi, sağlık binalarına kurşunların isabet etmesi, 112 ambulanslarına yaralı sivillerin erişiminin engellenmesi gerek sağlık çalışanlarının güvenliği gerekse de halkın sağlık hizmetlerine erişimi açısından önemli bir iddiadır. Bu konudaki Uluslararası sözleşme hükümleri dikkate alınarak gerekli önlemler ivedilikle hayata geçirilmelidir. 

·         Bölge halkı AKP hükümetinin uyguladığı politikalar nedeniyle kendisini ötekileştirilmiş, yalnız bırakılmış ve terör örgütünün insafına terk edilmiş hissetmektedir. Devletin güvenlik kuvvetlerine sorunu havale eden politikaları bu sorunu çözmekte yetersiz kalmaktadır. Uygulanan politikalarla gelinen durumun 90’lı yıllarda yaşanan durumdan daha vahim sonuçlar doğurduğu, daha büyük acıların yaşandığı açıktır. Devlet halkın güvenini tazeleyecek ve insan haklarını önceleyecek politikalarla varlığını yeniden tesis etme yoluna gitmelidir.

·         Bölgedeki olayların böylesi vahim bir duruma gelmesinde istihbarat zaafiyeti olduğu açıktır. Bölge halkının devlete olan güveninin zedelenmemesi için sorumlular hakkında gerekli takibatın yapılarak, acilen gerekli tedbirler alınmalıdır.

·         UNESCO tarafından uluslararası olarak da tescil edilmiş olan tarihi yapıların zarar görmesi, okulların ve ibadethanelerin hedef haline getirilmesi kentte geri dönülemez yaralara yol açmaktadır. Zarar tespitlerinin acilen belirlenerek, gerekli önlemler alınmalıdır.

 

 
Haber :
Bu Haber 941 defa okundu
 Paylaş
 
Anahtar Kelimeler :

İlgili Haber
CHP Sağlık Komisyonu Heyeti Diyarbakır'da yaptığı incelemeleri raporlaştırarak basına kamu oyu ..
CHP Sağlık Komisyonu Heyeti Diyarbakır'da yaptığı incelemeleri raporlaştırarak basına kamu oyu ..
Cumhuriyet Halk Partisi, Suriyeli mülteci ve sığınmacıların sorunlarının araştırılması için bir ..
CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, çiftçilerin ödemekte zorlandığı kredilerin ..
CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, hasta tutuklular hakkında Adalet ..
CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, çiftçilerin ödemekte zorlandığı kredilerin ..
CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Şerzan Kurt’un ölümü ile ilgili dava ..
CHP Turgutreis Kadın Kolları’ nın düzenlediği programa katılan Muğla Milletvekili Adayı ..
@nurettin_demir
Foto Galeri
CHP Muğla Milletvekili Demir: “Hükümeti Kurdurmayanlardan Hesabı Bu Millet Soracak”
İzlenme : 2560
Demir: “Ülkemize Barış ve Huzur Önce Türkiye Diyenlerle Gelecek”
İzlenme : 2493
“Turizmimiz Yeniden Gözde Sektör Olacak”
İzlenme : 2484
CHP Muğla Milletvekili Demir: “Önce Türkiye Diyerek CHPde Birleşen Tüm Hemşerilerimi Yürekten Kutlu
İzlenme : 2264
Çok Okunanlar
BUGÜN BU HAFTA BU AY

 

 

 

  • Adres : TBMM Yeni  Hizmet Binası Z. Kat 2 Nolu Banko Oda: Z057
    Telefon : +90 (312) 420 57 48 +90 (312) 420 57 49
    Faks : +90 (312) 420 21 75
    E-Posta : nurettin.demir@tbmm.gov.tr

Copyright ©  nurettindemir.com